7.7

The Turin Horse

A torinói ló

  • Fragman
  • Full HD İzle
  • Yedek Sunucu
Kaynaklar
The Turin Horse posteri
7.7

The Turin Horse

A torinói ló

  • Yapım Yılı 2011
  • Film Süresi 155 dk
  • Ülke Hungary, France, Germany, Switzerland, United States
  • Film Dili Türkçe Dublaj ve Altyazı
KategoriDram
Kırsalda yaşayan bir çiftçi, sadık atının ölümlülüğüyle yüzleşmek zorunda kalır.

Hakkında The Turin Horse

Béla Tarr'ın 2011 yapımı 'The Turin Horse' (A torinói ló), sinema tarihinde minimalist anlatımın ve siyah-beyaz görselliğin unutulmaz bir örneği olarak karşımıza çıkıyor. Film, filozof Friedrich Nietzsche'nin 1889'da Turin'de bir atı kırbaçlayan bir arabacıyı durdurup atın boynuna sarıldığı ve sonrasında zihinsel bir çöküş yaşadığı tarihi anekdottan yola çıkarak, 'Peki ya o at?' sorusuna cevap arıyor. Buradan hareketle, kırsalda izole bir evde yaşayan yaşlı çiftçi Ohlsdorfer (János Derzsi) ve kızı (Erika Bók) ile onların sadık atının hayatını mercek altına alıyor.

Film, altı günlük bir zaman diliminde, çiftçi ve kızının tekdüze, ritüele dönüşmüş günlük rutinlerini -giyinme, patates pişirme, yemek yeme, su taşıma- ve atın giderek kötüleşen durumunu izliyoruz. Dışarıda ise amansız bir rüzgar esmekte, yaşamı daha da çekilmez kılmaktadır. Tarr'ın uzun plan sekansları ve Mihály Vig'in hipnotik müziği, izleyiciyi bu kasvetli ve varoluşsal atmosferin içine çekiyor. Oyunculuklar, özellikle Derzsi ve Bók'ın neredeyse sözsüz, beden dilleri ve bakışlarıyla taşıdıkları performanslar, çaresizliği ve yabancılaşmayı son derece güçlü bir şekilde yansıtıyor.

'The Turin Horse', sadece bir atın ölümünü değil, medeniyetin, umudun ve nihayetinde hayatın kendisinin yavaş yavaş sönüşünü anlatan destansı ve ağırbaşlı bir film. Béla Tarr'ın sinemayı bir duygu ve zaman deneyimi olarak kullanmadaki ustalığının doruk noktası sayılıyor. Seyirciyi pasif bir izleyici olmaktan çıkarıp, karakterlerle birlikte o soğuk evde, o rüzgarda hissetmeye davet ediyor. Yavaş sinemanın ve felsefi dramın en saf örneklerinden biri olan bu filmi izlemek, benzersiz ve derinlikli bir sanatsal deneyim arayanlar için kaçırılmaması gereken bir fırsat. Hayatın temel sorgulamalarına kendini kaptırmak isteyen herkesin listesinde olmalı.